Başkan'dan

DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM

Türk Eczacıları Birliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında yaklaşık bir aydır süren protokol görüşmeleri 1 Şubat 2012 tarihinde tarafların karşılıklı anlaşması ile sonuçlandı. Bizler her Protokol sürecinin sonunda çektiğimiz sıkıntıların yeni Protokol ile aşılacağını bekleyerek umutlandık. Ne yazık ki yaşadık ve gördük ki gelen her gün geçen günü aradık.

2011 Yılı sonunda mesleğimizin yaşadığı en sancılı, en belirsiz, en karanlık noktaya geldik. Her gün aksayan Provizyon Sistemi'nin çilesinin yanında stoklarımızın erimesini, eczanelerimizin zarar eder hale gelmesini yaşadık. Bütün bunlarla birlikte kurumun tahsilatçılığı görevini üstlendik. Kimin kime ne zaman ve ne kadar verdiğini ve daha ne zamana kadar vereceğini bilmediğimiz Kamu Kurum İskontolarını taşıdık. Bütün bu yaşanmışlıklarla yeni protokol bizler için hayati önem taşıyordu.

Çekilen her türlü işkenceyi bir tarafa bırakıp tek bir şey istemiştik; mesleğimizin sürdürülebilir ekonomik şartlarının sağlanması. Ne yazık ki büyük bir kazanım gibi açıklanan yeni Protokol koşullarının mesleğimizde bir deprem etkisi yaratacağı ve bir çok eczaneyi de göçük altında bırakacağı gün gibi aşikardır. Özellikle büyük bir övgü ile kazanılmış hak olarak gösterilen reçete başına yirmi beş kuruşluk meslek hakkı utanç vericidir, meslek değerini yirmi beş kuruşa düşürmektir, zorda olan eczacıya verilmiş sadaka gibidir.

Bursa Eczacı Odası olarak yeni Protokolü kabul edilebilir bulabilmemiz mümkün değildir. Gelecekte mutlaka sorgulanacak olan 1 Şubat 2011 tarihinden itibaren mesleğimizde başlayacak yeni dönemin sorumluluğu bu Protokole imza koyan tarafların olacaktır.

Ecz.Kubilay Aydın
 

Okunma Sayısı: 1660