Başkan'dan

Değerli Meslektaşlarım; Her ne kadar eczanelerimizdeki mevsimsel hareketlilik bizleri bir ölçüde oyalasa da gerek ilaç fiyatlarındaki düşüş gerekse eczacı karlılıklarındaki azalmanın acı faturası bahar aylarında önümüze çıkacak. Kurumlardan alacağımız ile depolara ödeyeceğimiz rakamın arasındaki farkın bir makas gibi kapandığını çok açık göreceğiz. İşte bu nedenlerden dolayı Birliğimiz ile SGK arasındaki Protokol görüşmeleri hayati önem taşıyor. Bu Protokol bizler için olmak ya da olmamak sürecini belirleyecek. Aklımız ve yüreğimiz bizler için sınırsız istekler sıralayabilir. Tabi ki bu isteklerin teknik, hukuki ve ekonomik olabilirlikleri tarafların mantık süzgecinden geçmelidir. Ama sözleşmenin bizim açımızdan olmaz ise olmaz iki koşulu mutlaka teminat altına alınmalıdır. 1- Eczacılık mesleğinin sürdürülebilir bir ekonomik kazancı olmalıdır. Yani bugünün koşulları eczacı lehine iyileştirilmelidir. 2- Sözleşme kanun, kararname ve tebliğiler ile delik deşik edilmemeli, başındaki şartlara bütün protokol sürecinde sadık kalınmalıdır. Son protokolün pratikteki uygulanma sürecinde yaşadıklarımız göze alındığında haklılığımız ve mağduriyetimiz gün gibi ortadadır. Bu mantık çerçevesinde değerlendirdiğimizde eczacının kabusu olan Kamu Kurum İskontolarının kaldırılması ön koşulumuz olmalıdır. Yaşadık ve gördük ki bizler her KKİ indiriminden sonra stoklarımızın bedelsiz kamulaştırılmasında ve taşıma zararına uğramamızda karşımızda muhatap bulamadık ve halen iki yüz iki yüz kalem ilaç orta yerde sahipsizce durmaktadır. Bütün bu gerçekler ortada iken protokol hükümleri içinde KKİ’nın olmasının hem TEB tarafından kabul görmeyeceği hem de bunun istenmesinin devlet ciddiyeti ile bağdaşmayacağı kanaatindeyim. Olağanüstü koşullardan geçtiğimiz bu günlerde hep birlikte mesleğimize sahip çıkmalı ve meslek örgütlerimize güç vermeliyiz. Ecz.Kubilay Aydın

Okunma Sayısı: 1609