"Halk oylamasına sunulacak Anayasa önerisi ile ilgili meslek odaları görüşlerini açıklamaya başladı. Elektrik Mühendisleri odası EMO “Kontrolsüz Güç Arayışında İktidarın Halk Oyunu” kitapçığını yayınlayarak düşüncelerini kamuoyu ile paylaştı.
Kitapçıkta EMO 42. Dönem Yönetim Kurulu adına Başkan Cengiz GÖLTAŞ
“AKP Hükümeti’nin referanduma sunduğu Anayasa değişiklik paketi ne yazık ki siyasal iktidarın kendi anayasasını topluma dayatma anlayışının bir ürünüdür.
Yapılan Anayasa değişikliğiyle idari yargıya yapılan müdahale, EMO’nun ve diğer meslek örgütlerinin taraf oldukları konularda sürdürdükleri mücadeleyi de sınırlandıracaktır
AKP eliyle ülkenin yeniden dizaynına dönük olarak ne tip ipuçları içerdiğinin, tarihsel boyutuyla ayrıntılı olarak ifade edilmesine, her kurumun kendi alanından derinlikli bir yaklaşım sergilemesine de ihtiyaç bulunmaktadır.
Bu durum halk oylamasının demokratik bir süreç olmaktan çok toplumsal refleksleri saptıracak, esasen siyasal iktidarın istediği sonucu elde etmesine hizmet edecek bir araç olarak kullanıldığını göstermektedir.
Anayasa değişikliğinin toplumsal mücadele ve hak arama çabalarına darbe niteliğinde hükümler taşıması, Anayasa değişiklik paketine bütün olarak bakıldığında yargının hedef alındığı, güçler ayrımı ilkesinin tahrip edildiği, yürütmeyi temsil eden siyasal iktidarın denetleyicisi konumundaki yargının iktidara bağımlılığının artırıldığı ve denetim yetkisinin kısıtlandığı tespit edilmektedir.
Yasal olarak mevcut olmasına rağmen işletilmeyen ya da içeriği boşaltılan haklar büyük adımlarmış gibi sunularak anayasa paketine konulmuştur.
EMO olarak yaptığımız bu çalışma ile kamu yararı ve hukuk devleti ilkesinin tahrip edilmesine karşı, meslektaşlarımızı ve kamuoyunu anayasa değişikliğine ilişkin halk oylamasında “HAYIR” oyu vermeye çağırıyoruz” açıklamasında bulundu.
Bursa Tabip Odası ise
“Halkoyuna sunulacak Anayasa değişiklik paketinin ülkemizin önceliklerine yanıt vermekten uzak olduğunu düşünüyoruz.
Anayasa değişiklik paketi ile kuvvetler ayrılığı ilkesinin zarar görebileceği kanısındayız.
Halk oylamasında uygulanacak yöntemi demokratik bulmuyoruz” başlıkları altında çekincelerini açıkladı.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise, 27 Ağustos 2010 tarihinde yaptığı basın açıklamasında “EŞİT, ÖZGÜR BİR ÜLKE İÇİN; 12 EYLÜL ANAYASASI‘NA DA, AKP ANAYASASI‘NA DA HAYIR!” sloganının arkasından acil taleplerini sıraladı.
En ayrıntılı açıklamaların biri de Bursa Eczacı Odasından geldi.
“Ülkemizde 171 yıllık bilimsel geçmişi olan ve 57 yıllık meslek yasasına sahip bir meslek örgütü olarak hiçbir iktidar döneminde yaşamadığımız baskı ve dayatmalar ile karşı karşıya kaldık.
Mesleğimizde kaliteyi düşünecek, işsiz eczacı ordusu yaratacak sayıda eczacılık fakültelerinin hiçbir ihtiyaç olmamasına ve tüm alt yapı eksikliklerine rağmen, üstelik de meslek kuruluşlarının hiçbir şekilde görüşü alınmadan açılmasına şahit olduk.
Sayın Başbakan’ın “ilacın marketlerde satışı için gerekli düzenlemeleri yapıyoruz.” söylemleri hala kulaklarımızda çınlamakta.
Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın SGK sözleşmelerimizi hukuksuz bir şekilde feshetmesi ve yine hukuk dışı bir şekilde eczacıya tek tek sözleşme yapmaya zorlaması ve e-sözleşme dayatmasının üzerinden sadece 8 ay geçti.
Sayın Sağlık Bakanı’nın “Bir kanun yaparız, deriz ki Eczacılar Birliği, Tabipler Birliği, Diş hekimleri Birliği’nin birlik kanunları iptal edilmiştir.” tehdidi henüz 5 ay önceydi.
Oysa tarihte meslek kuruluşlarımızın sadece 12 Eylül faşist darbesi döneminde kapatılmış olması, bir tesadüften öte yeni Anayasa taslağını hazırlamış olan anlayışın farklı olmadığını gösteren çarpıcı bir gerçektir.
Tüm bu süreç içerisinde Türk eczacılarının mesleki anlamda yok olma noktasına geldiğinde yüksek yargı organlarının almış olduğu kararlar ile ayakta kaldığı bir başka gerçektir. İşte bu nedenle yargının siyasallaşmaması yani tarafsızlığı bizler için çok önemlidir“ gerekçeleri ile yeni Anayasaya “HAYIR” diyeceklerini oda internet sayfasından duyurdu.
Biraz eskilere gitmek istiyorum. Tarih 3 Kasım 2002 AKP ezici bir üstünlükle seçimi kazanmıştı. Sayın Erdoğan’ın o gece balkondan yaptığı konuşmasını hepimiz hatırlarız.
Sayın Erdoğan ; “Biz, sadece bize oy verenlerin değil, bütün Türkiye’nin Hükümeti olacağız. Bize oy vermeyenleri de kucaklayacağız” demişti.
Aradan sekiz sene geçti. Bugün ise “Bitaraf olan bertaraf olur “ söylemini alenen ve altını çizerek söylemekte.
Sayın Erdoğan’ın siyasi hayatındaki çizgisine ve uyguladığı iktidar anlayışına baktığımızda bu meslek örgütlerinin çekincelerini yersiz bulmak mümkün görünmüyor.
On 12 Eylül Türk siyasi tarihinin en önemli kırılma noktası olacak.
Sonradan üzülmeyeceğimiz ve pişman olmayacağımız kararları vermek umudu ile halk oylamasının “HAYIRLI” olmasını diliyorum.
Yeni Dönem Gazetesi 2 Eylül 2010 Kubilay Aydın